14 Aralik 2019
ara

BİLİNÇ YERİNE CAMİ İNŞA ETMEK

16.7.2019

Yıllarca dilimize pelesenk ettiğimiz kapitalizmi içselleştirdik tam anlamıyla! Neoliberal dünya görüşünü, hayat tarzını kabullendik iliklerimize kadar! Toplum olarak kabullendi k sekülerizmi bütün benliğimizle!

Bir Hac mevsimine daha girdik. Türk hacılar maç seyrediyorlar beş yıldızlı otel odalarında! Türk hanımlar, Türk televizyonlarındaki çok müptezel, aşağılık dizileri izliyorlar orada. Kaybettik bütün paradigmalarımızı. Çıkarıldık kendimiz olmaktan. Başkalarının köleleri haline getirildik. Her sene taşlamaya gittiğimiz şeytan dipdiri duruyor nefislerimizde, benliğimizde, riyakârlığımızda!

Yanlış bir umut telakkisine kapıldık. Müslümanların yüzyıllardan beri söyledikleri şu: “İyi olacak inşallah.” Ucuz, bayağı bir klişe! Ama umuda var mı hakkımız? İstihkakımız var mı umuda? Hangi ölçüde hak ediyoruz umudu? Nereden geçer umuda giden yol?

İstediği yere gidemez ki sürüler!.. Herkes yönlendirir sürüyü…Dere boyu kavaklar, bir o yana bir bu yana. Menfaat peşinden koşarken başımız dönüyor Mevlevi dervişleri gibi! Herkesin bildiği üzere, affedersiniz sürüler , eşekleri takip ederler. Arkalarında da onları toplayanlar köpeklerdir.

Küresel seçkinler diye bir topluluk var ve bunların pozitivist ve pragmatist akılları var. Dünyayı bir şirketi yönetiyor gibi yönetiyor bunlar! Biz de bu şirketlerin istihdam edilen işçileriyiz.

Bin dört yüz küsur yıldan beri Kur’an okuyor islâm dünyası toplumları. Kur’an’ı anlayalım çalışmaları yapılıyor hâlâ bıkmadan, usanmadan! Uçurumun kenarında debelenip duruyor bin dört yüz yıldan beri Kur’an’ı anlamayan ümmet! Ve bu uçurumu normal hayat olarak görüyor!

Hiçbir şey anlamadığımız Kur’an’ı değil de demokrasi’nin referansına, Mevlana referansına, İbn-i Arabî referansına, Selefilik, vehhabilik, Şia referansına sığınıyoruz. Mezheb, meşrep, cemaat, vakıf dernek referanslarımızı Kur’an referansının önüne geçirdik.

Gazali’yi de, İbn-i Arabi’yi de, Mevlana’yı da, Bediüzzaman’ı da kavga ortamına çekmeye sebep aramaya gerek yok. Sindire sindire okuyalım ama, hiç kimseye Şeyh-i ekber de Şeyh-i ekfer de deme hak ve selahiyetine sahip değiliz.

Bin dört üz yıldan beri Kur’an’ı anlamayan ümmet içinden “Allah bizi var etmiş olabilir, kâinatı da yaratmış olabilir! Ama lütfen hayatımıza karışmasın” hırlamasında bulunan yığın yığın deistler türedi!..

Bütün putlarla mücadele etmek için gelmiş bir din, meczuplar eliyle put üretme yarışına giren hiziplerin dini haline geliyor. Bu durumdan rahatsızım demiyor kimse! Bu durumdan hoşnut her kes!

Bütün etimizle kemiğimizle bağnazlaştık! Bir hedefi olmaz fanatizmin, bağnazlığın! Çünkü ufuksuzluk demektir, boyutsuzluk demektir, önyargı demektir bağnazlık! Sürekli bir gerilim ortamında bulunurlar bağnazlar ve onlar kendi tarzları ile büyülenmişlerdir!

Kendi çizgileri dışında hiç kimseye saygıları olmayan, bencil, menfaatperest, ufuksuz ve kendi gündemleri ile büyülenenler, etraflarında ne olup bittiğinin farkına varamazlar!

İnsanların en hayırlıları, insanlara faydalı olanlardır. Varlıkları bana bir fayda getirmeyen, benim açlığımdan, tokluğumdan, hastalığımdan, sağlığımdan habersiz olan Müslümanların yokluğu da bana bir şey kaybettirmez!

İslâm’ın yalnızca folklordan ibaret olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Yalnızca sembolik değerler biçiminde yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz. Ve bütün bunlara rağmen bilinç inşa etmemiz gerekirken camiler inşa ediyoruz. Görkemli camilerin olduğu bir ülkede yaşamanın islâmî bir ülkede yaşamak olduğu gibi bir yanılgı içerisindeyiz.

Ümmet bugün paramparçadır. Her parça çok bencil, kibirli, narsist, problemli ve her parça kendi tarzıyla büyüleniyor. Parçalar patolojik parçalar haline geldiği için parçalar arasında bir bütünlük, bir iletişim, etkileşim sağlanamıyor. Ve her parça kendisini bir bütünün yerine koymak gibi bir sapkınlığı da temsil ediyor.

Gerçek Müslümanlar birbirleri ile Yüce Allah’ın hatırı ve hakkı için her şeyi konuşmaya müsaittirler. Hiç kimse kendi yorumunu bir başkasına dayatamaz. Muhataplar sonuna kadar birbirlerini dinlerler ve ona göre davranırlar. Hepimiz aynı sözcüklerle konuşmak zorunda değiliz. Vesselam!

Bu Makale defa okundu.

 



Bu Makaleye Yapılan Yorumlar (-1)

Tüm Yorumlar

KAZIM ÇETİNKAYA

 
Paylaş  
İSKENDER KORKUT
Seki Deniz Seki…
KAZIM ÇETİNKAYA
NASILSANIZ ÖYLE İDARE OLUNURSUNUZ.
BAYKAN SARIKAYA
KIYAFETLE KIYAMET YAŞATMAK İSTEDİLER
MUSTAFA IŞILDAK
“DİLİNİZE SAĞLIK AVUKAT BEY!”

 
 
 
 
 
Trafik Kazaları
Yerel
Asayiş
Kültür Ve Sanat
İlçelerimiz
Özel Haber
Günün Haberi
Eğitim
Sağlık
Son Dakika
Politika
Spor
Gundem
Yaşam

 Adıyaman Haber |Gölbaşı Haber |Kahta Haber|Besni Haber|Gerger Haber|Samsat Haber|Adıyaman Resimleri|Yazarlar
SİTEMİZDE YAYINLANAN KÖŞE YAZILARINDAN VE YORUMLARDAN YAZARLAR VE YORUMCULAR SORUMLUDUR SİTEMİZ HİÇ BİR ŞEKİLDE SORUMLULUK KABUL ETMEMEKTEDİR
SİTEMİZ BASIN-YAYIN AHLAK VE İLKELERİNE UYMAYI TAAHÜT EDER
haberinrotasi.com Copyright © 2011 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilemeden Yayınlanamaz. birajans.biz