19 Kasim 2019
ara

MÜSLÜMANLARIN DERDİYLE DERTLENMEYEN ONLARDAN DEĞİLDİR.

21.10.2019

Zalimin sesi mazlumdan, haksızın sesi haklıdan çok çıkıyor. Böyle bir duruma din, dil, ırk ayrımı yapılarak tepkiden kaçınmak hangi hastalığın habercisidir acaba?

Zulüm karşısında sessiz durmak, toplumda, her gün gözlerimizin önünde vukubulan haksızlıklara, hukuksuzluklara aldırış etmemek, yapılan katliamlara ve işlenen cinayetlere seyirci kalmak, silah tutan el değil elbet ama o ele destek olmak demektir.

Bizler zulmedenlerin sonunun nasıl olacağını, yaptıklarının yanlarına kâr kalmayacağını biliyoruz. Bu geçmişte de böyleydi, günümüzde de öyle olacak.

Kötülüğe eli ve diliyle engel olmayanın en azından kalbiyle buğz etmesi imanın en alt derecesidir. Müslüman sadece kendinden sorumlu değildir, çevresindeki Müslüman kardeşlerinden de sorumludur.

“Birbirlerine acımakta, birbirlerini sevmekte ve birbirlerine şefkat göstermekte, tek bir vücut gibidirler.(Bu vücudun) bir uzvu muzdarip olduğu takdirde, diğer kısımları da uykusuz kalıp ateşler içinde onun ıstırabını duyarlar.”(Müslim, Birr, 66)

Birbirlerine sahip çıksaydı, birbirlerinin kusurlarını telafi için çırpınsaydı mü’minler, Yüce Yaratan bir feyiz ve bereket çağlayanı halinde topluma, ümmete lütuflarda bulunacaktı…

Değil midir ki o feyiz ve ruhaniyet ile, o birbirine kenetlenmiş kardeşlik ile Müslümanlar iki buçuk senede tâ İspanya’ya çıktı, Pirene dağlarına dayandı. Muazzam bir fetih destanı yazıldı.

Tarık bin Ziyad’ın tam inanmış beş bin kişiden ibaret fetih ordusu, doksan bin kişilik İspanya ordusunu bertaraf etmedi mi?

Bir de o pozitif enerjinin tersine bakalım.

Mü’minler arasında kardeşlik bağları kırılınca, birbirlerini sahiplenme çözülünce, hepimiz bir diğerimizi hor görmeler, çekişmeler, gıybetler, ihtilâflar, tefrikalar başlayınca, fedakârlık ve feragat ruhu çökünce Endülüs çökmedi mi?

İnsanlar ruhanî plandan nefsanî plana geçince yedi asırlık muhteşem medeniyet yerle bir olmadı mı? Geriye Akdeniz’e gömülmüş 300 bin Müslüman naaşı, zorla hristyanlaştırılan yavrular, katedrallere çevrilmiş mahzun camiler ve satırlarda mersiyeler, ağıtlar kalmadı mı?

Bin bir imtihan tecellisi içinde yaşadığımız şu ahirzamanda İslâm’ın gönül dokusunu, feyiz ve ruhaniyetini, vecd ve istiğrâkını, tıpkı, ashab-ı kiram gibi, tabiîn ve sâlih mü’min nesillerdeki ihtişamıyla hayatımızda tatbik edebilmek, ancak kardeşlik dayanışmasıyla mümkün olabilecek değil miydi?

Kendini insan sayan insanın gönül dünyasında, iç dinamiklerin ateşleyicisi, insanların sıkıntılarını hissetmek, yıkık gönüllerin acısını paylaşmak, kimsesizlerin kimsesi olabilmek, onların dertleriyle dertlenmek, acılarını paylaşmak değil miydi?

Kasvetten uzak kalplerin vasfıdır insanlığın dertlisi olmak. Taştan daha beterdir kasvetli ve katılaşmış kalpler…

İkbal günleriyle idbar günlerini insanlar arasında nöbetleşe evirip çeviren Yüce Allah’tır. Bolluk yıllarını kıtlık seneleri, kıtlık dönemlerini bolluk devirleri takip eder.

Başkalarının yüklerine talip olmayan ve onları yüreğinde taşımayan insanlar ne bu dünyada ne öteki âlemde yüz aklığına kavuşabilirler.

Bu gün İslâm coğrafyasında yaşanan sıkıntı ve zorluklar bütün vehametiyle ortada… İnsanlığın perişan halinin kareleri, dünyaya yansıyan görüntüleri bütün vahşetiyle arz-ı endam ederken, gönlünüz ve vicdanınınız bu derdi ne kadar hissedebiliyor siz Müslüman geçinenler!...

Akif’in dediği gibi:

Hiç sıkılmaz mısınız Hazret-i Peygamber’den?

Ki uzaklardaki bir mü’mini incitse diken,

Kalb-i pâkinde duyarmış o musibetten acı,

Sizden elbette olur rûh-ı Nebi dâvâcı.

Müslümanlığı kimselere kaptırmayan, meydanları boş bulunca mangalda kül bırakmayan islâm’ın yüz karası Müslüman geçinen zavallılar!...

Toplumda her zaman yıkık gönüllü insanlar, savrulmuş aileler, sahipsiz çaresizler varken, dünyada fakir, yaşlı, garip ve yetimler sokakların insafına, milletin vicdanına terk edilmiş, yıkık gönüllü insanları aramak, bulmak, onları gönül gündemimize almak, yaralarına merhem olmak sizin göreviniz değil miydi?

Eğer değil diyorsanız, neden 1500 seneden beri gelebileceğiniz makamlara, erişebileceğiniz şöhretlere mukaddes değerlerimizi basamak yaparak, insanımızı aldatıyorsunuz?

Muhammed İkbal’in ifadesiyle: “Dünyanın gidişatından Müslüman sorumludur.” Eğer Müslüman “Beni sokmayan yılan bin yıl yaşasın.” Demek lüksüne sahipse, o halde “Müslümanların derdiyle dertlenmeyen, onlardan (yani Müslümanlardan) değildir.”(Keşfulhafa) Nebevi beyanı nereye koyacaksınız?

Hani “Müslümanlar bir vücudun uzuvları gibiydi, uzuvlardan birisi acıdığında bütün vücut onu hissedecekti”?

Hani mü’min mü’min kardeşini Allah için sevmeli değil miydi? Hani mü’min mü’min kardeşine asla zulmetmemeli değil miydi? Hani mü’min mü’mine asla buğzetmemeli değil miydi? Hani mü’min mü’min’in derdine ortak olmalı, yükünü hafifletmeli değil miydi? Hani mü’min mü’min’in derdine ortak olduğu gibi, elindeki ni’metleri paylaşmalı değil miydi?

Hani “Müslümanların işleriyle ilgilenmeyen kimse, onlardan değildir.”(Taberani, el mu’cemüsağir,11,131) değil miydi?

Hani “Kim bir Müslümanın dünya sıkıntılarından bir sıkıntıyı giderir, kim darda kalan bir kimsenin işini kolaylaştırırsa, Allah da dünya ve ahirette onun işlerini kolaylaştırır. Kim bir Müslümanın ayıbını örterse, Allah da dünya ve ahirette onun ayıplarını örter. Kul; kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da onun yardımcısı olur.” Ebu Davud, Edeb,60) Ümmeti olmakla şerefyab olduğumuz Peygamber-i Al-i Şan’ın sözleri değil miydi?

Hani siz ey islam’ın kutsal değerlerini kalabalıklara haykırarak siyaset koltuklarını işgal edenler; milletin huzur, güven ve mutluluğundan sorumlu etkililer ve yetkililer; kürsülerde haykıran hatipler; cemaatlerde, vakıflarda, derneklerde zaman geçirenler !.. Lütfen hamaset nutuklarıyla bizi aldatmayın !...

“Ey iman edenler ! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? (Saff: 61)

Bu Makale defa okundu.

 



Bu Makaleye Yapılan Yorumlar (-1)

Tüm Yorumlar

KAZIM ÇETİNKAYA

 
Paylaş  
İSKENDER KORKUT
Seki Deniz Seki…
KAZIM ÇETİNKAYA
ALLAH VAR GAM YOK
BAYKAN SARIKAYA
KIYAFETLE KIYAMET YAŞATMAK İSTEDİLER
MUSTAFA IŞILDAK
“DİLİNİZE SAĞLIK AVUKAT BEY!”

 
 
 
 
 
Trafik Kazaları
Yerel
Asayiş
Kültür Ve Sanat
İlçelerimiz
Özel Haber
Günün Haberi
Eğitim
Sağlık
Son Dakika
Politika
Spor
Gundem
Yaşam

 Adıyaman Haber |Gölbaşı Haber |Kahta Haber|Besni Haber|Gerger Haber|Samsat Haber|Adıyaman Resimleri|Yazarlar
SİTEMİZDE YAYINLANAN KÖŞE YAZILARINDAN VE YORUMLARDAN YAZARLAR VE YORUMCULAR SORUMLUDUR SİTEMİZ HİÇ BİR ŞEKİLDE SORUMLULUK KABUL ETMEMEKTEDİR
SİTEMİZ BASIN-YAYIN AHLAK VE İLKELERİNE UYMAYI TAAHÜT EDER
haberinrotasi.com Copyright © 2011 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilemeden Yayınlanamaz. birajans.biz